24 Şubat 2026 Salı

(Çeviri) Türkiye'deki İşçi Hareketi - Ho Şi Minh

Çevirenin notu: Vietnam devriminin önderi Ho Şi Minh’in bu yazısı ilk olarak Fransız ulusal günlük gazetesi l'Humanité’nin 1 Ocak 1924 tarihli sayısında yayımlanmıştır.

Yazının orijinaline şu linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.marxists.org/reference/archive/ho-chi-minh/works/1924/01/01.htm

 

Türk halkı, hayranlık uyandıran bir cesaret ve fedakârlık ruhuyla iğrenç Sevr Antlaşması'nı yırtıp attı ve bağımsızlığını geri kazandı. Emperyalizmin komplolarını bozguna uğrattı ve sultanların tahtını devirdi. Yorgun, parçalanmış ve ezilmiş uluslarını birleşik ve güçlü bir cumhuriyete dönüştürdü. Devrimlerini gerçekleştirdiler. Ancak tüm burjuva devrimleri gibi, Türk devrimi de yalnızca bir sınıfa, yani sermaye sahibi sınıfa yarar sağladı.

Ulusal bağımsızlık mücadelesine büyük katkı sağlayan Türk proletaryası, şimdi başka bir mücadeleye, sınıf mücadelesine girişmek zorundadır.

Bu mücadelede Türk işçi sınıfı birçok engelle karşı karşıyadır. Türkiye'de Batı'da olduğu gibi sendikalar yoktur. Sadece aynı şehirde yaşayan aynı meslekten işçileri bir araya getiren şirketler veya yardımlaşma dernekleri vardır. Aynı şehirde yaşayan farklı mesleklerden işçiler veya farklı şehirlerde yaşayan aynı meslekten işçiler arasında hiçbir bağlantı yoktur. Bu da etkili bir ortak eylemi engellemektedir.

Bu duruma rağmen, geride bıraktığımız yıl işçilerin ayaklanmalarıyla birçok kez sarsıldı. İstanbul, Haliç, Aydın vb. yerlerde birçok grev yapıldı. Matbaacılar, demiryolu işçileri, liman işçileri, petrol depoları ve bira fabrikalarında çalışan işçiler mücadele ettiler. On bin işçi bu harekete katıldı. Bu deneyimlerin ardından Türk işçiler, zafer kazanmak için örgütlenme ve disiplinin gerekli olduğunu anladılar.

İstanbul Kongresi İşçi Birliği'ni kuruyor

Kısa bir süre önce İstanbul'da bir İşçi Kongresi düzenlendi. Kongreye 250 delege katıldı. Bu delegeler, 19.000 İstanbul işçisini, 15.000 Zonguldak kömür madencisini ve 10.000 (Balıkesir-ç.n.) Balya-Karaaydın çinko kurşun madeni işçisini temsil ediyordu.

Mevcut 34 derneğin bir birlik, yani federasyon altında birleştirilmesine karar verildi. Bu cesur karar, hükümeti korkuttu ve hükümet birliği tanımayı reddetti. Savaşın sona ermesinden bu yana hükümetin işçilere karşı tutumunu büyük ölçüde değiştirdiği belirtilmelidir. Hükümet, yabancıları kovma söz konusu olduğunda her zaman işçilerin yanındaydı, ancak işçileri örgütleme söz konusu olduğunda diğer tüm kapitalist hükümetler kadar gerici bir tavır sergiliyor. Bu nedenle muhalefeti kimseyi şaşırtmadı. Ayrıca Lozan görüşmelerinden bu yana Türk kapitalizminin yabancı sermayeyle flört ettiğini herkes biliyor. Bu yabancı sermaye Türkiye'yi sömürgeleştirmeyi başaramayıp binlerce yoksul Yunan’ın ve Türk'ün ölümüne neden olduktan sonra, şimdi barışçıl bir şekilde “Hilal Diyarı”na nüfuz ediyor. Hükümetin İşçi Birliği’ni tanımayı reddetmesi, ülkedeki yabancı sermayeye (beşte üçü Fransız’dır) yöneltilmiş nazik bir gülümsemedir.

Ancak Türk proletaryası ilk adımını attı. Devamı gelecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

(Çeviri) Balkan Savaşı - Amadeo Bordiga

Çevirenin Notu: İtalyan Marksist Amadeo Bordiga’nın bu yazısı ilk olarak Sosyalist Gençlik Federasyonu'nun sol kanadının yayını olan “L...